HABER ATÖLYESİ:
Üye Girişi Yeni Üye Kaydı
ANA SAYFA AGNOSTİSİZM BİLİM DÜNYADA DİN TÜRKİYE GÜNDEMİ MAKALELER FORUM DİNİ TEST
FORUMDAN:
6 Ocak 2010 tarihinde Türkiyeden bölümüne eklendi. Kaynak: soL

Felsefe ilahiyata dönüştürülüyor

Felsefe bölümlerinde okuyan öğrenciler artık eleştirel, bilimsel ve mantık ilkelerine dayalı düşünme yerine, Türk-İslam sentezine dayalı, dayatmacı bir program ve atamalarla karşı karşıya olduklarını söylüyorlar.
AKP iktidarı üniversitelerin felsefe bölümlerini dönüştürüyor. Türk İslam düşüncesi kürsüleri felsefe bölümlerinde başat hale gelirken, yeni felsefe bölümleri ilahiyatçılara kurdurtuluyor.
Felsefe ilahiyata dönüştürülüyor

bu makaleyi oylayın
AKP’nin üniversitelerdeki kadrolaşma çalışmaları felsefe bölümlerinde dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda. Özellikle AKP iktidarı süresince kurulan yeni üniversiteler ve felsefe bölümlerinde İlahiyat Fakültesi ve Türk İslam Felsefesi kürsülerinden mezun öğretim görevlilerinin ezici ağırlığı hissediliyor. İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi gibi daha köklü üniversitelerde ise Türk İslam Felsefesi ve İlahiyat, akademik eğitim ve ders programlarına hakim olmaya başladı.

Öğrenciler kaygılı
Felsefe bölümlerinde okuyan öğrenciler artık eleştirel, bilimsel ve mantık ilkelerine dayalı düşünme yerine, Türk-İslam sentezine dayalı, dayatmacı bir program ve atamalarla karşı karşıya olduklarını söylüyorlar. soL’a görüşlerini ileten bir yüksek lisans öğrencisi, son yıllarda felsefe bölümlerini ilahiyatçıların açtığına ve var olan felsefe bölümlerinin başına ilahiyatçıların atandığına dikkat çekerken ders adları ve içeriklerine dönük ciddi bir müdahalenin söz konusu olduğunu söylüyor.

Felsefe Bölümü’nde yüksek lisans yapan bir diğer öğrenci de yine 12 Eylül sonrası felsefe bölümlerinde ağırlık kazanan Türk İslam Felsefesi kürsülerinin, 2010 Türkiye'sinde başta yeni açılan felsefe bölümlerinde olmak üzere tüm felsefe bölümlerine hakim olmaya başladığına dikkat çekiyor ve şunları söylüyor “Önce Türk İslam Felsefesi Anabilim Dalı'ndan zorunlu dersler öğrencilerin ders programlarına dahil edilirken şimdi Türk İslam Felsefesi çalışmayan felsefeciler, felsefe kadrolarına dahil edilmiyor. Özellikle Anadolu'da yeni açılan üniversitelerdeki felsefe bölümleri İslam felsefesi dışında hiçbir alanda çalışma yapmamış kadrolardan oluşturuluyor”. Öğrenciler özellikle, Türkiye'de felsefe eğitiminin giderek karanlığa bürünmesinden ve ilahiyat eğitimiyle arasındaki açının daralmasından kaygı duyduklarını ifade ediyorlar.

İstanbul Üniversitesi’nde kadrolar Türk-İslam Düşüncesi’ne
Prof. Dr. Şafak Ural’ın Bölüm Başkanlığını yürüttüğü İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü, köklü akademik geleneğine karşılık, bu eğilimin gözlenebileceği bölümlerin başında geliyor. Bölüme uzun süredir yeni araştırma görevlisi kadrosu açılmadığı görülürken, bölüme bu sene içerisinde alınan iki araştırma görevlisinin ikisinin de Türk-İslam Düşünce Tarihi kürsüsüne alındığı belirtiliyor. Bölüm tarafında 25 Aralık’ta duyurulan son kadro ilanı da yine bu kürsüye bir araştırma görevlisi alınması hakkında.

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Bölümü olma yolunda en önde
Sakarya Üniversitesi Felsefe Bölümü, Türk-İslam düşüncesinin felsefe bölümlerinde ağırlık kazanmasının en uç örneklerinden biri. Bölümün ders programına bakıldığında ağırlıklı olarak İslam Düşüncesinde Kelam, İslam Düşüncesinde Felsefe, Osmanlı Türkçesi ve Felsefe Metinleri, Türk Kültürü ve Tasavvuf Osmanlı Sosyal Yapısı, Osmanlı Bilim-Felsefe Kaynakları gibi derslerin yer aldığı görülüyor. Akademik kadroda da Türk İslam Felsefesi kürsüsünden yetişmiş öğretim üyelerinin başı çektiğini görmek mümkün.

Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rahmi Karakuş, yüksek lisansını Türk İslam Düşüncesi, doktorasını ise Din Felsefesi üzerine yapmış. Karakuş’un özgeçmişinde 1986-1989 yılları arasında Oğuzeli İmam-Hatip Lisesi felsefe gurubu öğretmenliği de var. Karakuş’un “Bilgi ile İman Arasındaki Problemlere Giriş”, “Geleneksel İslamî Düşünce ve Pozitivizm Arasında Mukayese” başlıklı makaleleri çalışma alanları hakkında fikir verici nitelikte.

Gazi Üniversitesi
Aynı bölümde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Hakan Poyraz da benzer bir formasyona sahip. Türk İslam Düşüncesi kürsüsünde yüksek lisans yapmış. Poyraz da “iman sorunları” ile ilgileniyor, örneğin 1996 yılında yapılan Türkiye I. İslam Düşüncesi Sempozyumu’na sunduğu bildiri “Etik Açıdan Dini Emirlerin Anlamı” başlığını taşıyor. Poyraz 2007’de Gazi Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanlığı’na getiriliyor.

Gazi Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay’ın da ilahiyat geçmişi göze çarpıyor. Bolay, 1982-1983 yıllarında Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde, 1984-1987 yılları arasında da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dekan Yardımcılığı görevinde bulunmuş.

Yeni kurulan üniversiteler ağırlıklı
1980 sonrası kurulan Kırıkkale ve Pamukkale Üniversiteleri’nde de benzer bir manzaranın hakim olduğu görülüyor. Bu iki üniversite de ilahiyat mezunu öğretim üyeleri ve ders programlarında Türk İslam düşüncesinin ağırlıklı olması ile dikkat çekiyor.

Ancak ilahiyatlaşma yolunda en uç örnekler AKP döneminde kurulan üniversite ve bölümlerde görülüyor. Süleyman Demirel Üniversitesi, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Kırklareli Üniversitesi felsefe bölümleri bu açıdan dikkat çekiyor.

Süleyman Demirel Üniversitesi
Süleyman Demirel Üniversitesi Felsefe Bölümü 2005 yılında kurulmuş. Bölümün, Sistematik Felsefe ve Mantık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüt Albayrak, İlahiyat Fakültesi mezunu, yüksek lisansını Temel İslam Bilimleri, doktorasını ise Felsefe ve Din Bilimleri alanında yapmış. Albayrak’ın, “Tanrı ve Süreç”, “İbn Sina ve Whitehead Açısından Tanrı-Alem İlişkisi ve Kötülük Problemi”, “Felsefe ve Din” adlı kitapları bulunuyor. Albayrak 2004 yılında SDÜ İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen Kutlu Doğum Sempozyumu’na, “Çoğulcu bir Çağda Muhammedî İtikâd” başlıklı bir bildiri ile katılmış.

Çankırı Karatekin Üniversitesi
Çankırı Karatekin Üniversitesi de AKP döneminde kurulan üniversiteler arasında. Bu üniversitenin 2007 yılında kurulan Fen-Edebiyat Fakültesi içerisindeki Felsefe Bölümü’nün başında “Türbana Özgürlük” imzacılarından Yrd. Doç. Ahmet Kavlak var. Kavlak’ın doktora tezi yine dini referanslarla dolu. Kavlak, doktora tezinde, felsefecilerin yanı sıra “Hristiyanlık’ta ve İslamiyet’teki din otoritelerinin eserlerini, Hristiyanlık'ta kilise babalarının görüşlerini İslamiyet’te ise tefsirleri” kullanıyor. Türk-İslam Düşüncesi Tarihi Anabilim Dalı, felsefe bölümünde mevcut iki anabilim dalından biri.

Kırklareli Üniversitesi ve "evrim tehlikesi"
Yine yakın zamanda açılan Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü başkanlığına ise İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Teoman Duralı getirildi. Duralı özel olarak biyoloji felsefesi, evrim gibi konularla ilgileniyor. Duralı’nın temel tezlerinden biri evrim teorisinin biyoloji bilimi içerisinde bir teori olarak kaldığı sürece “zararsız” olduğu ancak iş “tabiatı açıklamaya” geldiğinde haddini aştığı şeklinde.

Duralı 2007 yılında İSAM’da verdiği seminerde şunları söylüyor: “Evrim, aynı zamanda tehlikeli bir alandır. Atom gibi bir şey. Atomla hem enerji üretiyorsunuz, enerji ihtiyacınızı karşılıyorsunuz hem de milyonlarca insanın hayatına mâl olabilecek bombaları imâl edebiliyorsunuz. Evrim de buna benzer. Hattâ ondan da tehlikelidir. Çünkü evrim dar bilim çerçevesinin dışına taşırılmağa yatkındır. Evrim, Ondokuzuncu yüzyıl sonları ile Yirmincide ideolojilere âlet kılınmıştır. Evrim Yeniçağ dindışı Avrupa medeniyetinde boy vermiş ideolojilerin her birinde kullanılmıştır”.

Bilim felsefesinde “canlı-cansız ayrımı”na sürekli vurgu yapan Duralı, ayetleri felsefi açıklamaların parçası haline getirenlerden. Duralı konuşmasında şu örneği veriyor: “Haddizâtında Yeniçağ dindışı Batı Avrupa medeniyetinden önceki bütün kültür çevrelerinde olduğu üzre, İslâmda dahî keskin bir canlı – cansız ayırımı yoktur. Bu hususu Âyetlerde dahî görebiliriz: “Dağlara taşlara sorduk, siz bu sorumluluğu üstlenir misiniz?” şeklinde. Demek ki dağların taşların da belirli irâdesi, isteme gücü var ki, Allah onlara sorup onlardan olumlu yahut olumsuz cevap bekliyor”.
Aynı Kaynaktan: soL
Çok hücreli yaşam ne zaman başladı?
BİLİM
15 Ağustos 2010
Kuran'dan bilim türetmek
TÜRKİYEDEN
4 Temmuz 2010
Dinsiz ailenin çocuğu din dersinden muaf
TÜRKİYEDEN
27 Mayıs 2010
İlaç araştırma kuruluna İmam
TÜRKİYEDEN
16 Mart 2010
Daha fazla Türkiyeden
Siteye Son Eklenenler

Faiz 'caiz' oldu
Faizi haram sayan ve karzarar ortaklığı yapısıyla çalışan katılım bankalarının Merkez Bankası'ndan aldığı...
Hawking: Evreni Tanrı yaratmadı
İngiliz evrenbilimci, Profesör Stephen Hawking'e göre 'Evren'in yaradılışına ilişkin teorilerde...

Resmi nikahı imam kıysın
Resmi nikah da kıymak isteyen imamlar medeni kanuna göz dikti. Öneri, Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet...
Hayvan aklı deyip geçmeyin
Son yapılan çalışmalara göre hayvanlar da acı çekiyor, empati besleyebiliyor, ölüleri için yas tutuyor ve zor durumda...

Cami yap köşeyi dön
Çengelköy Güzeltepe'de 20 yıl önce "cami yapacağız" diye kurulan bir dernek, 19 yıldır cemaatten yardım...
İslam ve demokrasi
Demokrasi, varoluşunun esas ögesi olarak inanç, kanaat, siyaset ve çıkar topluluklarını, onların kendilerine biçtiği...

Diyanet üniversitesine kavuştu
Diyanet Vakfı, 29 Mayıs Üniversitesi'ni İstanbul'da kurdu. Türki cumhurietleri ve Balkanları hedef alan, ilk...
Sadece üç nesilde evrim
Okyanusta yaşayan bir iskorpit türü, sadece 3 nesil boyunca iklim değişikliklerine uyum sağlamış.

Diyanet de site kapatacak
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik kanununa göre artık Diyanet de internette...
Çok hücreli yaşam ne zaman başladı?
Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmada bahsedilen fosiller, çok hücreli yaşamın başlangıcını 1.5 milyar yıl daha...

Sakal-ı Şerif sapık imama emanetmiş
Sakal-ı Şerif'in emanet edildiği imam muska bahanesiyle 62 kadını soyup resmini çektiği ve şantajla cinsel...
Bir dinin en büyük sırrı çözülüyor
Kudüs yakınlarındaki bir tünelde yapılan bir kazı sonucunda ortaya çıkarılan yeni bulgular, bilinen en eski İncil...

117 bin kişilik din ordusu
Diyanet İşleri 117 bin 541 kişilik kadrosu ile büyük bir ruhban sınıfını besliyor. 2 milyar 650 milyonluk bütçesi...
Maymunlar gibi yürümenin sırrı genlerde
Türk genetikçiler, el-ayak üzerinde yürüme sendromu olarak da bilinen "ünertan" sendromunun görüldüğü...

Kuran'dan bilim türetmek
Farklı biçimlerde yorumlanabilecek ayetlerin delil olarak gösterilmesi ve mucizelerin bilimsel olarak ispatlanması...
Beynimizi boynumuza borçluymuşuz
İnsanların ve balıkların kalıtım şifrelerini inceleyen bilimciler, beynimizin gelişmesinde denizden karaya çıkan ilk...

Video Galeri

Darwin ve Yaşam Ağacı
Darwin ve Yaşam Ağacı
Darwin'i anlatan "The Tree of Life" belgeselinde, Darwin'in...

Ermiş adam?
Ermiş adam?
David Mitchell ve Robert Webb'in BBC'deki programlarından bir tanıtım videosu....

Dini ayin simülasyonu
Dini ayin simülasyonu
Dini ayinler bilgisayar oyunu haline getirilse nasıl olurdu? (video)
Popüler Makaleler

Hawking: Evreni Tanrı yaratmadı
Hawking: Evreni Tanrı yaratmadı
İngiliz evrenbilimci, Profesör Stephen Hawking'e göre 'Evren'in yaradılışına ilişkin...

Bir dinin en büyük sırrı çözülüyor
Bir dinin en büyük sırrı çözülüyor
Kudüs yakınlarındaki bir tünelde yapılan bir kazı sonucunda ortaya çıkarılan yeni bulgular, bilinen en eski...

Faiz 'caiz' oldu
Faiz 'caiz' oldu
Faizi haram sayan ve karzarar ortaklığı yapısıyla çalışan katılım bankalarının Merkez Bankası'ndan...

Neden Agnostik oldum?
Neden Agnostik oldum?
Çoğu düşüncemiz miras olarak geliyor. Alışkanlıkların ve geleneklerin mirasçılarıyız. İnançlarımız yöresel...
Benzer İçerik

Agnostik Forum
AGNOSTIK.ORG / Uyanmak İsteyenlere Öneriler

Creative Commons License
Agnostisizm - Bilim - Dünyada Din - Türkiye Gündemi - Makaleler - Forum
Üye Girişi - Kayıt Ol - Şifre Hatırlatma - Aktif Başlıklar