HABER ATÖLYESİ:
Üye Girişi Yeni Üye Kaydı
ANA SAYFA AGNOSTİSİZM BİLİM DÜNYADA DİN TÜRKİYE GÜNDEMİ MAKALELER FORUM DİNİ TEST
FORUMDAN:
9 Ocak 2010 tarihinde Makaleler bölümüne eklendi. Kaynak: Marc Hauser

Ahlakın kaynağı din mi biyoloji mi?

Pek çokları için ahlaklı yaşam dindarca yaşamın eş anlamlısı olarak görülür. Matematik öğrencileri için 1=1, kimya öğrencileri için Su=H2O neyse, dini eğitim alan insanlar için de, Ahlak=Din'dir.
Bu denklem basitmiş gibi görünüyor ama konuyla ilgili üç değişik çıkarım yapılabilir.
Ahlakın kaynağı din mi biyoloji mi?

bu makaleyi oylayın
Birinci ihtimal, eğer din ahlağın tek kaynağıysa o zaman din eğitimi almayanlar ahlak yoksunu biçimde günah denizinde başıboş dolanıyorlar demektir. Dinibütün olanların elinde ise çok özel bir ahlaki pusula vardır.

İkinci ihtimal, aslında herkesin içinde neyin ahlaki açıdan doğru veya yanlış olduğunu gösteren bir mekanizma vardır, ama dini eğitimi olanlar bu mekanizmayı daha verimli kullanırlar ve kendilerini korurlar.

Üçüncü ihtimal ise, dinler bazı ahlaki değerlere yer vermiş olabilirler, ama bu tüm dini öğütlerin doğru olduğu anlamına gelmez. Bazı dinlerde bulunan merhamet, bağışlama ve empatiyi benimserken, bir yandan da aynı dinlede bulunan ayrımcılığı, nefreti, öfkeyi, din için başkalarını öldürmeyi ahlaksızca bulabiliriz.

Bu yorumlarımla dinlere ya da dinlere inanan topluluklara karşı bir tavrım yok. Ancak "dinler ahlağın tek ve en mükemmel kaynağıdır" tezine karşı duruyorum. Peki ahlaki değerlerimizin kaynağı din değilse, diğer etmenler neler olabilir?

Bu soruya verilebilecek yanıtlardan biri, zihin üzerine yapılan çalışmalardan gelebilir. Yapılan son araştırmalarda, tüm insanların, genç ve yaşlı, kadın ve erkek, tutucu ya da liberal, budist ya da yahudi, ilkokul mezunu ya da profesör, dünyanın neresinde yaşıyor olursa olsun ahlakla ilgili aynı biyolojik koda sahip olduğunu gösteriyor.

Bu evrensel kodumuz, bilinçaltında kararlarımızı etkileyen ilkeler ve prensipler sağlıyor. Tarafsız, rasyonel ve duygulardan bağımsız ilkeler. Kime yardım edeceğimizi ya da kime zarar vereceğimizi bize doğrudan söylemiyor. Bunun yerine, karşılaştığımız olayları kavramamızı sağlayan soyut kurallar vasıtasıyla neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilemez olduğunu sezgilerimizle anlamamızı sağlıyor. Üstelik bunu adil biçimde yapıyor... Peki bunun bir kanıtı var mı?

Araştırmalarımızda ne gibi konuları değerlendirdiğimizi görmek isterseniz ahlaki eğilim testimize katılabilirsiniz. Kayıt esnasında size cinsiyetiniz, yaşınız, milliyetiniz, eğitim düzeyinizi, politik görüşünüz ve dininizle ilgili bilgiler sorulacak. Giriş yaptıktan sonra çeşitli senaryolarda ahlaki açıdan vereceğiniz kararlar sorulacak.

Çoğu senaryo ahlaki ikilemler içeriyor. Önyargılı karar vermemeniz için daha önce karşınıza çıkmayan örnekler veriliyor. 'Ötenazi' ya da 'çocuk aldırmak' gibi tartışmalı, kanunların ya da dinlerin bir şekilde yol gösterdiği veya karara bağladığı sorular sorulmuyor.

Örneğin; bir hastanede ölüm-kalım durumundaki beş farklı hasta, beş farklı organ nakli için beklerken, o sırada tesadüfen hastanede bulunan sağlıklı bir kişinin organlarının alınıp, doktorların diğer beş hastayı kurtarmasına izin verilebilir mi?

Veya bir fabrikada, bir kaçaktan dolayı zehirli gazın sızacağı odadaki kişilerin ölmemesi için, bir başka kişinin bacadan içeri itilerek gaz salınımının durdurulması, böylece 7 kişi yerine 1 kişinin ölmesine izin verilebilir mi? Bunlar gerçekten sezgilerimizi zorlayan ahlaki ikilemlerdir. Bizi ‘hayat kurtarmak iyidir’ ile ‘öldürmek kötüdür’ arasında senaryo gereği bir çatışmaya iter.

Araştırmalarda, bunlar gibi yüzün üzerinde ikileme verilen binlerce cevaba baktığımız zaman insanlar arasında kadın-erkek, inançlı-inançsız, tutucu-liberal, genç-yaşlı hiçbir fark olmadığını görüyoruz. İlk defa karşınıza çıkan olaylarda verdiğiniz ahlaki kararlarda, kültürel geçmişiniz hiçbir rol oynamıyor.

Bu durumlarda sizi bilinçaltından gelen ses, biyolojik kodunuz yönlendiriyor. Eğilimlerimiz, müdahale etmenin kendi haline bırakmaktan daha kötü olduğu yönünde. Birine müdahale ettiğimiz zaman eğer onu mevcut durumundan daha kötü bir duruma getiriyorsak, amacımız çok daha büyük ve önemli de olsa yaptığımızın yanlış olduğunu düşünürüz. Bu, engellenebilen zarar ile engellenemeyen zarar arasındaki farktır. Hastanedeki sağlıklı olan kişiyi öldürmektense, diğer beş kişiyi ölüme terkederiz... Bu seçim duygusal değildir, taraflı değildir ve genel geçerdir.

Peki bu biyolojik kod evrenselse ve herkesin içinde varsa neden insanlar arasında buna uymayan pek çok yanlış ve ahlaksız davranış var? Bunun cevabını anlamak için duyguları, hisleri ve grup psikolojisini düşünmek gerekiyor.

Sinema sektörünün de favorilerinden olan soğuk kanlı bir psikopatı ele alalım. Onları; pişmanlık duymayan, suçluluk hissetmeyen, utanmaz, doğruyla yanlışı ayrırt edemeyen kontrolsüz canavarlar olarak düşünürüz. Ancak yapılan araştırmalarda aslında onların da neyin doğru ya da yanlış olduğunun farkında olduğunu ancak umursamadıklarını gösteriyor. Yani aslında ahlaki algıları bütün, ancak duyguları hasarlı ve davranışları da bu sebeple anormal.

Burada yetiştirmenin ve eğitimin önemi ve tehlikesi ortaya çıkıyor. Bir grupta sürekli grup üyelerini över, kendi kendilerini yüceltirseniz, isteyerek ya da istemeyerek o grubun dışında kalanları ötekileştirir ve nefret tohumları ekersiniz. Bu da gruba dahil olmayanların değersizleşmesine, insan sayılmamasına ve hatta parazit olarak görülmesine sebep olur. Bu nefret ve iğrenme yerleştikten sonra ise grup dışındakiler, gruptakiler tarafından ‘temizlenmek’ istenecektir.

Dalai Lama Çinlileri kültürel soykırım yapmakla suçladığı zaman sadece Çinlilerin Tibetlilerin kültürel geçmişlerini yoksayması ve yaşanmasını engellemesi hakkında bir açıklama yapmamıştı, aynı zamanda ayrımcılığı körükleyen ve nefreti tetikleyen bir zihniyete karşı dünya uluslarını uyarmak istemişti.

İnsanlar da dahil tüm hayvanlar grupiçi-grupdışı ayrımını yapabilecek kapasiteye sahiplerdir. Ama grubun seçimi genlerden ziyade yaşam deneyimine bağlıdır.

Örneğin, çocuklar üzerinde yapılan araştırmalardan biliyoruz ki 1 yaşındaki bebekler kendi ırklarından insanların yüzüne bakmaya, kendi anadillerinde konuşan insanları dinlemeye, hatta aynı dilin kendi lehçelerini konuşanlara karşı dikkat kesilmeye eğilimliler.

Bu sosyal kategoriler tecrübeyle ve zamanla kurulur. Ancak önemli olan bunların soyut olduğudur. Örneğin yukardaki ırksal önyargı, anne ve babası farklı ırklardan olan çocuklarda ortadan kalkmaktadır. Çevresinde farklı ırklardan insanlar olanlar, olmayanlara oranla çok daha az önyargılıdır. Bu nedenle ayrımcılığa ve grupsal önyargılara karşı en etkili yöntem farklı dini, ırksal, dilsel, sosyal gruplara açık olmaktır.

Yanlış anlaşılmamak için söylediklerimi biraz daha netleştireyim, evrimsel açıdan ahlaki bir yaşam sürmek için tamamen donanımlı biçimde evrimleştiğimizi iddia etmiyorum. Bu iki önemli sebepten dolayı pek olası değil.

Birincisi, evrim sürecinin uzunluğu ele alınırsa insanın ahlak değerleri bugün yaşadığımız zamanla karşılaştırılmayacak aşamalardan geçti. Eskiden hiçbir kuralın olmadığı küçük kabileler halinde yaşıyorduk. Şimdiyse kalabalık ve dağınık biçimde, karmaşık kurallar ve kanun uygulayıcılarla beraber yaşıyoruz. Ayrıca bilimdeki büyük gelişim sebebiyle evrim geçiren zihnimizin hiç karşılaşmadığı durumlarla karşı karşıyayız.

İkincisi ise, mevcut ahlaki değerlerimizi anlamaya çalışmak ve mümkünse ilerletmek, ahlaklı bir yaşam sürmenin gereğidir. Bir ahlak eğitimine gerçekten ihtiyacımız var, çünkü kendi ahlak sistemini dayatanlara karşı insanlığın evrensel değerlerini savunan, ayrımcılığa karşı duran ve çoğulculuğu savunan insanlara ihtiyacımız var.

Agnostik.ORG Forumu


Agnostik.ORG forumunda okuduğunuz makale ile ilgili tartışmaları görmek için lütfen burayı tıklayın.

Kaynak


Marc D. Hauser - 12 Nisan 2009
IT SEEMS BIOLOGY (NOT RELIGION) EQUALS MORALITY
Moral Sense Test
Daha fazla Makaleler
Siteye Son Eklenenler

Osmanlı'da harem ve kölelik
Padişah kızlardan hangisini isterse onu harem ağası vasıtasıyla çağırtırmış. Harem halkı, padişahın çağırttığı kızı,...
Cami yap köşeyi dön
Çengelköy Güzeltepe'de 20 yıl önce "cami yapacağız" diye kurulan bir dernek, 19 yıldır cemaatten yardım...

Mayalar ve inanç sistemleri
Bir Orta Amerika uygarlığı olan Maya uygarlığı, binlerce yıl boyunca Meksika'nın güneydoğusundan, Honduras, El...
Makyajın da helali çıktı
İngiltere'de Müslüman bir işkadını, alkol ve hayvansal ürün içermeyen, ülkenin ilk "helal" makyaj...

Sıkmabaş Bizans modasıydı
Son yıllarda belli çevreye yakın kadınlarda bir simge haline gelip moda olan sıkma baş aslında zamanımızdan 800 küsur...
Diyanet üniversitesine kavuştu
Diyanet Vakfı, 29 Mayıs Üniversitesi'ni İstanbul'da kurdu. Türki cumhurietleri ve Balkanları hedef alan, ilk...

Tanrı'ya nereden gidilir diye sordu domuzcuk
Dine yönelik eleştirilerin Almanya'daki sözcüsü olan Michael Schmidt-Salomon'un ilginç tartışmalara yol açan...
Cin giren oğlunu altı yıl zincire vurdu
Suudi Arabistan'da bir adamın, içine kadın cin girdiğini öne sürdüğü oğlunu altı yıldan fazla süredir bodrum...

Agnostik babayı bekleyen zorluklar
Geçenlerde oğlum yanıma geldi ve "baba bizi yukarılardan izleyen bir adam varmış, her şeyi görüp, biliyormuş"...
Burç diye bir şey yoktur!
Astronom Prof. Dr. Ethem Derman açıkladı: Uzaylılar gelmeyecek, fala inanmayın, 12 burç diye bir şey yok. Bunlar bir...

Dini inançla ilgili bilişsel varsayımlar
Dinlerin kökeninde insanın hangi bilişsel işlev ve şemalarının rol oynadığının araştırılması son yıllarda öne çıkan bir...
Belçika'da Da Vinci operasyonu
Avrupa'yı yöneten kurumları topraklarında barındıran 10 milyon nüfuslu bu küçük ülke, Avrupa'nın tüm...

Bakire kafesi
Arap dünyasında insanlar baskı altındadır ve kadınların konumu bana göre hiçbir yerde, İslam dünyasında olduğu kadar...
Endonezya'da kıble krizi
Dünyanın en fazla Müslüman nüfusunun yaşadığı Endonezya'da halkın uzun yıllardır yanlış yöne doğru namaz kıldığı...

Evrim, felsefe ve doğa üzerine
Bütün canlıların ortak bir atadan geldiği düşünüldüğünde insan da bu ortak kökenden bugüne gelene kadar birçok...
Çocuklarınızı internette dinden koruyun!
Çocuklarınızı vahşice işkence ve ölüm düşüncesinden, evrensel bir kıyamet korkusundan uzak büyütmek ister misiniz?...

Video Galeri

Religulous - İlahi Komedi
Religulous - İlahi Komedi
Bill Maher'in ünlü filmini Türkçe dublaj ile izleyebilirsiniz. (video)

En hızlı tutan beddua
En hızlı tutan beddua
Karşınızda dünyanın en hızlı tutan bedduası! (video)

Nunme Kaskal: Akıl Yolu
Nunme Kaskal: Akıl Yolu
Türk oyuncular tarafından çekilmiş dinler eleştirisi filmi. Tamamen gönüllü katkılar ile...
Popüler Makaleler

Neden Agnostik oldum?
Neden Agnostik oldum?
Çoğu düşüncemiz miras olarak geliyor. Alışkanlıkların ve geleneklerin mirasçılarıyız. İnançlarımız yöresel...

Burç diye bir şey yoktur!
Burç diye bir şey yoktur!
Astronom Prof. Dr. Ethem Derman açıkladı: Uzaylılar gelmeyecek, fala inanmayın, 12 burç diye bir şey yok....

Cami yap köşeyi dön
Cami yap köşeyi dön
Çengelköy Güzeltepe'de 20 yıl önce "cami yapacağız" diye kurulan bir dernek, 19 yıldır...

Diyanet de site kapatacak
Diyanet de site kapatacak
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik kanununa göre artık Diyanet de internette...
Benzer İçerik

Yapay canlıya doğru
Dünya dışı yaşama doğru
Duanın işe yaramadığının ispatı
Eğer Tanrı yoksa neden iyiyiz?
Dünyada organik yaşamın başlangıcı
Cinsel alışkanlıklar maymunlardan mı?
İnsan ölürken ne hisseder?
Ölümsüz yaşam bu canlıda mı?
Kuyrukluyıldızda yaşamın yapıtaşı bulundu
Hayvanlar da düşünebiliyor mu?
Din depresyona sokuyor
Şempanzeler videodan öğrenebiliyor
Meselemi hiçe bıraktım
Beynin zirvesi 22-27 yaşları
Meslier: Babadan oğula geçen din
Fokların evrim zinciri tamamlandı
Din, bilim ve davranış normu
300 milyon yıllık beyin
Dinin sosyolojik gelişimi
Yaşamın kaynağı uzay mı?
İnsan beyni hakkında ilginç iddia
ABD, kriz ve din
Batıl inançların psikolojisi
Köpek balığı gerçeği
Maymunlar ve Patronlar
63 ışık yılı uzakta yaşam ihtimali
İlk canlıya göktaşı desteği
Dünya bizim için yaratılmış olmalı
Richard Dawkins'den Geriniol
Bir başkasının acısından haz almak
Her işte bir hayır var mıdır?
Biyolojik beyinli robot
Erkek maymunlar da oyuncak araba seviyor!
Agnostik Forum
AGNOSTIK.ORG / Uyanmak İsteyenlere Öneriler

Creative Commons License
Agnostisizm - Bilim - Dünyada Din - Türkiye Gündemi - Makaleler - Forum
Üye Girişi - Kayıt Ol - Şifre Hatırlatma - Aktif Başlıklar