Alınan bilgiye göre, Evren Mahallesi'nde oturan ve psikolojik rahatsızlığı bulunan Kılıç'ın ailesi, 3 Haziran'da oğullarının hastalığından kurtulabilmesi için mahallede "Cinci hoca" olarak tanınan İsa Ş'nin saz imalatı atölyesine gitti.
Kılıç'ın içinde cin olduğuna inanan ailesi, oğullarını, iyileşebilmesi için İsa Ş. ile aynı odada bıraktı.
Bir süre sonra odada nefes almakta zorlandığı görülen Kılıç, ailesi tarafından kaldırıldığı hastanede öldü.
İfadesine başvurulmak üzere bugün Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına çağrılan İsa Ş. (59) ve olay sırasında kendisine yardım ettiği belirtilen Yusuf G, savcılık sorgularının ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak Metris Cezaevi'ne konuldu.
Ölen çocuğun babası: ‘Hocayla boğuşmuşlar’
Baba Nusret Kılıç, o gün yaşananları Milliyet’e şöyle anlattı: "Olay günü İsa Şahin’in evine geldik. Biraz sıra bekledik. Yardımcısı, ‘Hoca bugünlerde çok yoruluyor’ dedi. ‘Dün bir bayan gelmiş de onu kurtarmak için kendisini çok hırpalamış’ diye anlatıyordu.
Hoca, Mesut’u karşısına oturttu ve bizi dışarı çıkardı. O arada hoca ne yaptıysa, çocukla boğuşmuşlar. Hocanın elinde büyük gümüş bir yüzük vardı. Alnına yüzükle vurmuş. O sırada yardımcısı koşup hocaya yardım etmiş. Çocuğu yıkmışlar yere. 10-15 dakika sonra eve yaklaşırken, Mesut’un sesini duydum, ‘Baba beni kurtar’ diye. İçeri koştuğumda hoca Mesut’un sırtında oturmuştu. Yardımcısı da ayaklarına sarılmıştı.
Hoca ona diyordu ki, ‘Benim okuduklarımı tekrarla. Bitirene kadar seni bırakmayacağım’. Mesut da ona ‘Allah belanı versin. Nefesim kesiliyor’ dedi. Hoca bunu duyunca yine yüzüklü eliyle vurdu ve ‘Sen ne diyorsam onu oku. Okuyana kadar bırakmayacağım’ dedi.
Mesut bana da ‘Sen ne biçim babasın, bu hoca falan değil. Beni kurtar. Öldürecek beni” diye bağırıyordu. Bu sırada annesi bana, ‘Gel dışarı çıkıp bekleyelim, hoca Kuran okuyacak. Ne yapacak çocuğa’ deyince çıktık. Bir süre sonra sesler kesilince içeri girdim. Baktım Mesut yüzükoyun yerde yatıyor. Hocaya ne olduğunu sordum. ‘Tamam, Mesut’u kurtardık. Biraz sonra uyanır, eski haline döner’ dedi. Birden yüzünü çevirdim baktım ki yüzü kan içinde, nabzı atmıyor. ‘Hoca sen ne yaptın çocuk ölmüş’ dedim. Sonra hastaneye götürdük."