|
4 Temmuz 2010
tarihinde
Türkiyeden
bölümüne eklendi.
|
Kaynak:
soL
|
|
Farklı biçimlerde yorumlanabilecek ayetlerin delil olarak gösterilmesi ve mucizelerin bilimsel olarak ispatlanması mümkün olmayan rivayetler olması kafalarda soru işareti yaratıyor. |
|
Bir dergi tarafından düzenlenen "Kuran ve Bilimsel Hakikatler" başlıklı sempozyum, Kuran'da anlatılan mucizelerin modern bilimle örtüştüğü savunuldu.
|
|
 |
|
|
|
bu makaleyi oylayın
|
|
|  |
Konuşmacıların dayanakları ise birçok şekilde yorumlanabilecek ayetler.
Yeni Ümit Dergisi tarafından düzenlenen "Kuran ve Bilimsel Hakikatler" başlıklı konferansta iki gün boyunca çeşitli konuşmalar ve yazılı tebliğlerle Kuran'daki ayetlerin modern bilmin ortaya koyduğu gerçekleri çok daha önceden işaret ettiği iddia edildi. Farklı biçimlerde yorumlanabilecek ayetleri delil olarak gösteren konuşmacıların vurgu yaptığı "mucize"lerin ise "bilimsel olarak ispatlanması mümkün olmayan" rivayetler olması kafalarda soru işareti yaratıyor.
İnsanın 'yaradılışı' bilimsel bir gerçek mi?
Sempozyumda tebliğ sunan Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, anne karnında çocuğun "yaratılması" konusunu ele aldı.
Yüksel'e göre Kuran'da bulunan Müminun Sûresi 12-14, Hac Sûresi 5, Vakıa Sûresi 58-59 gibi birçok ayette insanın ilk yaratılışı ve anne rahmindeki yaratılışının anlatılıyor. Söz konusu ayetlerde insanın çamurdan yapıldığı, sonradan ruh üflendiği ve insanın bir kan pıhtısından meydana geldiği belirtiliyor ancak modern bilm bu açıklamaları tamamen reddediyor. İnsanın kan pıhtısından meydana gelmediğinin ispatlanmasıyla beraber Kuran'da birinci anlamı 'kan pıhtısı' olan 'alak' kelimesi üçüncü anlamıyla yani 'asılmış olan' şeklinde çevrilerek Kuran'ın embriyoyu betimlediği iddia ediliyor. İnsanların kan pıhtısından meydana geldiği ise Kuran'dan çok daha önce Eski Mısır uygarlığında iddia ediliyordu. Mısırlı biliminsanları, eski Mısır'da, kadınların hamilelik döneminde adet olmamasındna yola çıkılarak, kanın rahimde biriktiğine ve insanın da bu kan pıhtısından meydana geldiğine inanıldığını belirtiyorlar.
Kur'an ve Bilimsel Hakikatler uluslararası sempozyumunda ele alınan konulardan bir tanesi de "buğdayın başakta muhafazası" oldu. Fas'ta bulunan Muhammed Evvel Üniversitesi İlimler Fakültesi Uygulamalı Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdülmecid Belabid "eski asırlardan ve ilkel toplumlardan beri besin maddelerinin depolanmasına mani olan bazı sorunların yaşandığını" belirterek, "Kur'an-ı Kerim'de Yusuf Sûresi'nde 'Ama biçtiğinizi, yiyeceğinizi az miktar dışında başağında bırakır depolarsınız' deniyor. Yapılan çalışmalarda başağında bırakılmış tohumla başağından çıkarılmış tohum arasında önemli farklar tespit edildi. Başağında bırakılmış buğdayda sağlık açısından hiçbir değişiklik meydana gelmemiş ve aynı kalmıştır. Bu da Kur'an'ın 1400 yıl önceden bize öğrettiği çok önemli bir bilgidir" şeklinde konuştu. Ancak Kuran'dan çok daha önce ilk Sümer medeniyetlerinde bile buğdayın başak içinde muhafaza edilebileceği biliniyordu. Öte yandan modern bilim, buğdayın saklanmasının yaratacağı bozulmayı engelleyen depolama yöntemlerine de sahip ve bu nedenle artık insanlar buğdayı başak içinde saklamaktan fazlasını yapabiliyor.
Kuran'da gökyüzü
Kur'an'da uzay, zaman, karadelikler ve kıyamet konuları da sempozyumda ele alındı. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çakmak, Kur'an-ı Kerim'de uzay, karadeliklerle alakalı ayetlerden örnekler vererek sunduğu tebliğinde "Kur'an bize her zaman ipuçları vermekte ve birçok yerde de bunların 'anlayan, akıl sahibi ve bilgili kimselere misal, delil' olduğunu tekrarlamaktadır. 'Göğü de dengesizliğe düşmekten korunmuş bir tavan durumunda yarattık.' İlahi fermanı ile fizik dünyasının gök tavanının arkasında başka dünyaların varlığına dair akla kapı açmaktadır" ifadelerini kullandı. Bugüne kadar Kuran'da göğün ve yerin "yedi katlı" olarak betimlenmesinin atmosferin ve yer kabuğunun yedi katman olmasıyla tutarlı olduğu ileri sürülmüştü ancak İslamiyet'ten çok önce Şaman dinlerde de gök ve yerin yedi kat olduğu belirtiliyordu. Örneğin Ural Türklerine göre gök yedi kattan meydana geliyordu ve arkeologlara göre bu düşüncenin nedeni gök kuşağının yedi renkten meydana gelmesiydi.
Kuran'da yeralan bilgilerin o dönemdeki insanların sahip olduğu bilgilerden fazla olmadığı biliniyor. Örneğin uzunca bir süre bilimden önce sadece Kuran'ın bildiği iddia edilen 'tatlı ve acı suların birbirine karışmaması' İ.Ö. 23-85 yılları arasında yaşayan Romalı Tarihçi Ganius Plinus "Naturalis Historiae" adlı eserinde de aktarılıyordu. Plinus Kuran'dan yaklaşık olarak 700 yıl önce tatlı su ve tuzlu suyun birbirine sadece bir müddet karışmadığını belirtiyordu. Göğün yedi kat olması, buğdayın başak içinde muhafaza edilebileceği, tatlı su ve tuzlu suyun birbirine ilk anda karışmadığı gibi bilgiler Kuran'dan çok daha önce bilinen gerçeklerdi.
Kuran'da olup gerçek hayatta olmayanlar
Öte yandan Lokman Suresi'nin 10. ayetinde "Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı" denilirken bugüne kadar göğü ayakta tutan direkler bulunmuş değil. Nahl Suresi'nin 15. ayeti ve Enbiya Suresi'nin 31. ayetlerinde dağların insanların sarsılmaması için allah tarafından yaratıldığı betimlenirken, deprem araştırmaları depremlerin daha çok dağlık bölgelerde oluştuğuna dikkat çekiyor. Dağların bulunmadığı yerler ise genel olarak az riskli deprem bölgelerini oluşturuyor. Bu da "dağların insanların sarsılmasını engelleyen direkler" olmadığını gösteriyor. Çakmak'ın gökyüzünün Kuran'da yeralan tasfirinin bilimle örtüştüğü yönündeki iddailarının başka çelişkili yönleri de mevcut. Örneğin gökyüzünün insanlara en yakın olan katı, Kuran'a göre yıldızların bulunduğu kat. Halbuki bu da doğru değil.
Ayetler değiştiriliyor
Kuran ve bilimin örtüştüğüne yönelik iddialar, Kuran'da Süleyman Peygamber'in rüzgara binmesini uçak teknolojisine, bir cinin Süleyman'a gözünü açıp kapamadan taht getirmesini televizyon teknolojisine işaret kabul ediyor ancak Kuran'da bilimsel ve teknolojik gelişmelerin öngörüldüğüne yönelik iddiaların ispatlanması adına ayetlerin çevirileri değiştiriliyor.
Tartışmalı kelimeler, iddia için kullanılacak ayetlerde birinci olmayan anlamlarıyla çevrildiği gibi, iddialara konu olmayan ayetlerde eski anlamlarında kalıyor. Böylelikle eski meal yazarlarının son derece dikkat ettikleri kelimelerin çevrilmesi esnasında diğer ayetleri referans alma yöntemi bir kenara bırakılıyor.
Örneğin son zamanlarda evrenin genişlediğinin keşfedilmesi ile Kuran'da yeralan "biz göğü yaratacak kudrete sahibiz" şeklindeki ayetler yakın tarihli meallerde "biz göğü yarattık ve onu genişleticiyiz" şeklinde çevriliyor. Aynı kelimeler başka ayetlerde ise yeniden "kudret sahibi olmak" şeklinde çevriliyor. |
|  |
|  |
Daha fazla Türkiyeden |
Siteye Son Eklenenler |
|
 |
Klasikleşen Ramazan haberleri
Her Ramazan'da olduğu gibi bu sene yine gündeme gelen o mühim konular.
|
 |
Hawking: Evreni Tanrı yaratmadı
İngiliz evrenbilimci, Profesör Stephen Hawking'e göre 'Evren'in yaradılışına ilişkin teorilerde...
|
|
 |
Faiz 'caiz' oldu
Faizi haram sayan ve karzarar ortaklığı yapısıyla çalışan katılım bankalarının Merkez Bankası'ndan aldığı...
|
 |
Hayvan aklı deyip geçmeyin
Son yapılan çalışmalara göre hayvanlar da acı çekiyor, empati besleyebiliyor, ölüleri için yas tutuyor ve zor durumda...
|
|
 |
Resmi nikahı imam kıysın
Resmi nikah da kıymak isteyen imamlar medeni kanuna göz dikti. Öneri, Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet...
|
 |
İslam ve demokrasi
Demokrasi, varoluşunun esas ögesi olarak inanç, kanaat, siyaset ve çıkar topluluklarını, onların kendilerine biçtiği...
|
|
 |
Cami yap köşeyi dön
Çengelköy Güzeltepe'de 20 yıl önce "cami yapacağız" diye kurulan bir dernek, 19 yıldır cemaatten yardım...
|
 |
Sadece üç nesilde evrim
Okyanusta yaşayan bir iskorpit türü, sadece 3 nesil boyunca iklim değişikliklerine uyum sağlamış.
|
|
 |
Diyanet üniversitesine kavuştu
Diyanet Vakfı, 29 Mayıs Üniversitesi'ni İstanbul'da kurdu. Türki cumhurietleri ve Balkanları hedef alan, ilk...
|
 |
Çok hücreli yaşam ne zaman başladı?
Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmada bahsedilen fosiller, çok hücreli yaşamın başlangıcını 1.5 milyar yıl daha...
|
|
 |
Diyanet de site kapatacak
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik kanununa göre artık Diyanet de internette...
|
 |
Bir dinin en büyük sırrı çözülüyor
Kudüs yakınlarındaki bir tünelde yapılan bir kazı sonucunda ortaya çıkarılan yeni bulgular, bilinen en eski İncil...
|
|
 |
Sakal-ı Şerif sapık imama emanetmiş
Sakal-ı Şerif'in emanet edildiği imam muska bahanesiyle 62 kadını soyup resmini çektiği ve şantajla cinsel...
|
 |
Maymunlar gibi yürümenin sırrı genlerde
Türk genetikçiler, el-ayak üzerinde yürüme sendromu olarak da bilinen "ünertan" sendromunun görüldüğü...
|
|
 |
117 bin kişilik din ordusu
Diyanet İşleri 117 bin 541 kişilik kadrosu ile büyük bir ruhban sınıfını besliyor. 2 milyar 650 milyonluk bütçesi...
|
 |
Beynimizi boynumuza borçluymuşuz
İnsanların ve balıkların kalıtım şifrelerini inceleyen bilimciler, beynimizin gelişmesinde denizden karaya çıkan ilk...
|
|
|
|  |

|
Video Galeri
|
|
Elektrohümme
Takva filmindeki zikir sahnesinin elektronik müzik ile yeniden yorumlanmış hali,... |
|
|
|
|
Yallah cinler yallah
Kanal D haberde yayınlanan bir cinler alemine geçiş seansı. Hocanın direktifleriyle... |
|
|
|
« ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI »
Popüler Makaleler
 |
Faiz 'caiz' oldu
Faizi haram sayan ve karzarar ortaklığı yapısıyla çalışan katılım bankalarının Merkez Bankası'ndan... |
|
|
 |
Resmi nikahı imam kıysın
Resmi nikah da kıymak isteyen imamlar medeni kanuna göz dikti. Öneri, Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet... |
|
|
 |
Burç diye bir şey yoktur!
Astronom Prof. Dr. Ethem Derman açıkladı: Uzaylılar gelmeyecek, fala inanmayın, 12 burç diye bir şey yok.... |
|
|
 |
Hayvan aklı deyip geçmeyin
Son yapılan çalışmalara göre hayvanlar da acı çekiyor, empati besleyebiliyor, ölüleri için yas tutuyor ve zor... |
|
|
 |
İslam ve demokrasi
Demokrasi, varoluşunun esas ögesi olarak inanç, kanaat, siyaset ve çıkar topluluklarını, onların kendilerine... |
|
|
 |
Diyanet de site kapatacak
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik kanununa göre artık Diyanet de internette... |
|
|
 |
Sadece üç nesilde evrim
Okyanusta yaşayan bir iskorpit türü, sadece 3 nesil boyunca iklim değişikliklerine uyum sağlamış. |
|
|
 |
Cami yap köşeyi dön
Çengelköy Güzeltepe'de 20 yıl önce "cami yapacağız" diye kurulan bir dernek, 19 yıldır... |
|
|
 |
Endonezya'da kıble krizi
Dünyanın en fazla Müslüman nüfusunun yaşadığı Endonezya'da halkın uzun yıllardır yanlış yöne doğru namaz... |
|
|
|
|