HABER ATÖLYESİ:
Üye Girişi Yeni Üye Kaydı
ANA SAYFA AGNOSTİSİZM BİLİM DÜNYADA DİN TÜRKİYE GÜNDEMİ MAKALELER FORUM DİNİ TEST
FORUMDAN:
17 Temmuz 2009 tarihinde Makaleler bölümüne eklendi. Kaynak: Newsweek

Din depresyona sokuyor

İnananlar aksini iddia ede dursun, bir araştırma dini inançları zayıf olanların güçlü olanlara göre daha az depresyona yakalandığını söylüyor.
ABD'deki Temple Üniversitesi'nin önde gelen psikoloji araştırmacılarından Joanna Maselko'nun 918 denek üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre, dinsel inançları güçlü olanların depresyona yakalanma sıklığı zayıf olanlarınkinden 1,5 kat fazla.
Din depresyona sokuyor

bu makaleyi oylayın
Araştırmasının sonuçlarını Psychological Medicine sitesinde yayınlayan Maselko, bu durumdan hareketle şöyle bir teorik çerçeve kuruyor: Depresyona yakalanan insanlar, dini bir terapi mekanizması olarak kullanma eğilimine girerler. Bunun sonucu olarak Tanrı'ya daha sıkı bağlanırlar ve daha fazla ibadet ederler. Maselko araştırmasının sonunda, bu olgunun başlangıcında dindar olmanın mı yoksa depresyona yakalanmanın mı yer aldığının belirlenemediğini belirtiyor. İnsanın kutsalla ilişkisini sorgulamak için iyi bir fırsat.

Homo Religiosis (Dindar insan)

Din, hangi açıdan bakılırsa bakılsın öncelikle kutsal kavramının çerçevesinde şekillenir. Kutsal ise kendini her zaman doğal gerçeklerden tamamen farklı bir "gerçek" olarak gösterir. Zaten bu yüzden hemen hemen bütün dillerde "gerçek" ile "hakikat" arasında bir ayırım yapılmaktadır. Kutsalın gerçekliği bir hakikat mertebesindedir, yani hiçbir zaman kavramak mümkün değildir, ona ancak inanılır, iman edilir. Buna bağlı olarak, kutsalı günlük yaşamın veya bilimin terimleriyle ifade etmek olanaksızdır. Kutsal, kendi diline sahiptir ve bu dil, insanın açıklayamadığı (ve aslında açıklamak da istemediği) bu esrarın kendini ifade biçimidir. Daha doğrusu, bu dil, kutsalın tezahür etmesinin sonrasında kendini insana ne kadar göstermek istediğiyle ilgili bir koridordur. İnsan, bu esrarın karşısındaki büyülenmesini, korkusunu, hiçleşme duygusunu ve kaygısını, kutsalı din biçiminde örgütleyerek aşmaya çalışır. Ve daha ilk dinlerden itibaren, bu kaygıdan ve hiçleşmeden kurtulmak için yapılması ve yapılmaması gerekenler manzumesi bir "şeriat" biçiminde şekillenir.

İnsanın kutsalla ilişkisi, kutsalın kaynağına nazaran duyduğu hiçlik ve derin bir varoluşsal kaygıdır. Kutsalın esrarının asla çözülemez ve anlaşılamaz olması bağlamındaki dinsellik, inancı hem bireysel hem de toplumsal düzlemde bir terapi haline de getirmektedir. Başlangıcı ve sonu hakkında kesin kanaatlere sahip olamayan insan doğum ve ölümün "esrarı"nı kutsalın tezahürlerinden biri olarak görürken, varoluşsal kaygısının kökenini de "bağlanma"nın miktarına indirgemektedir. Yani insan, dine ne kadar bağlıysa, kurallarını ne kadar yerine getiriyorsa varoluşsal hiçliğinden o kadar sıyrılacak ve bağlandığı din aracılığıyla kutsalın kaynağıyla bütünleşmeye yönelecektir. Bu, onun anlamasına değil ama inanmasına yol açacaktır. Veya daha doğrusu "anlamak" için değil "kurtulmak" için inanacaktır. Zaten bütün dinler, bu bağlamda "kurtuluş"u vaad etmektedirler.

Ancak, birey açısından bu deney bir günah hiyerarşisinin meydana getirdiği engeller çerçevesinde ortaya çıkmaktadır. Dindar insanın en büyük problematiği "günahsızlığa" ulaşmaktır. İbrahimi dinlerin en eskisi olan Museviliğin kutsal kitabı Tevrat'ın ilk beş kitabından üçüncüsü dolan "Levililer"in resmi Türkçe çevirisinde, Bap 16; 21. ve 22. ayetlerde şöyle denmektedir: "ve Harun iki elini canlı ergecin (teke) başı üzerine koyacak ve İsrail oğullarının bütün fesatlarını ve bütün günahlarını, bütün suçlarını onun üzerinde itiraf edecek; ve bunları ergecin başı üzerine koyacak ve hazırlanmış bir adamın eliyle onu çöle salıverecek; ve ergeç onların bütün fesatlarını kendi üzerinde ıssız bir diyara taşıyacak; ve ergeci çölde salıverecektir".

Günahların keçinin üzerinde çöle salıverilmesi, insanı varoluşsal kaygısından arındırmamaktadır. O zamana kadar işlenmiş günahlardan belki kurtulunmuştur, ama ya yenileri?

Burada derin bir çelişki söz konusudur. Maddi dünyanın insanı günaha sürükleyen karmakarışık yapısı ile dinin kutsalın etrafında şekillenen anlamsal dünyası arasındaki uyuşmazlık, dindar insanın en büyük travmasını oluşturmaktadır. Dindar insan, mümkün olduğunca uzun süre kutsal bir evrenin içinde kalmaya çabalamaktadır. Ama bu süfli dünya ve onun yarattığı gaileler onu bu kutsal ana rahminden sürekli uzaklaştırma eğilimindedir.

Öte yandan, dindar adam, kutsal âlemden uzaklaştığı ölçüde manevi tarihten de uzağa düşmektedir, çünkü insanlık tarihinin çok uzunca bir dönemi her şeyin kutsalın işaretleri doğrultusunda düzenlenmesine tanık olmuştur. Kutsaldan arındırılmış ayrı bir yaşam alanının varlığı, insanlığın en fazla 18. yüzyıla kadar geri giden yeni bir konumlanmasıdır.

Modern toplumlar dindar insana bu ikili hayatı dayatırken, kutsaldan arınmış evrende yer tutanların bu evrenle yaşadıkları sorunlar da onların "kutsal"a doğru kaçmalarına neden olmaktadır. Sonuçta hem kutsallık alanında, hem de dindışı alanda yer tutanların çoğu açısından bu ikilik bir zıtlık olarak algılanmakta ve maddi dünyanın yarattığı memnuniyetsizlikler, manevi dünyaya sığınmanın veya oraya daha fazla bel bağlamanın nedeni olmaktadır.

Böylece iki farklı dünyanın deneyimini aynı anda yapmak zorunda kalan insanların ruhsal bir çöküntü (depresyon) yaşamaları, çoğu durum itibarıyla kaçınılmaz olmakta ve sonuçta inanç bir terapi haline gelmektedir.

Modern toplumları analiz eden sayısız bilim adamı arasında en önde gelenlerden biri olan Karl Marx, son ekonomik kriz vesilesiyle söylendiği gibi, kapitalizmin geleceği konusunda haklı çıkmamıştır, ama din konusunda söyledikleriyle galiba haklı çıkmaktadır.

Kaynak


Newsweek
Mehmet Ali Kılıçbay - 28 Kasım 2008
Aynı Kaynaktan: Newsweek
İslam ve demokrasi
MAKALELER
27 Ağustos 2010
Kimin Tanrısı kazanacak?
DÜNYADAN
28 Mart 2010
Mübarek Valentine
TÜRKİYEDEN
14 Şubat 2010
İmam hatiplerde kayıt patlaması
TÜRKİYEDEN
6 Ekim 2009
Daha fazla Makaleler
Siteye Son Eklenenler

İslam ve demokrasi
Demokrasi, varoluşunun esas ögesi olarak inanç, kanaat, siyaset ve çıkar topluluklarını, onların kendilerine biçtiği...
Klasikleşen Ramazan haberleri
Her Ramazan'da olduğu gibi bu sene yine gündeme gelen o mühim konular.

Osmanlı'da harem ve kölelik
Padişah kızlardan hangisini isterse onu harem ağası vasıtasıyla çağırtırmış. Harem halkı, padişahın çağırttığı kızı,...
Hawking: Evreni Tanrı yaratmadı
İngiliz evrenbilimci, Profesör Stephen Hawking'e göre 'Evren'in yaradılışına ilişkin teorilerde...

Mayalar ve inanç sistemleri
Bir Orta Amerika uygarlığı olan Maya uygarlığı, binlerce yıl boyunca Meksika'nın güneydoğusundan, Honduras, El...
Hayvan aklı deyip geçmeyin
Son yapılan çalışmalara göre hayvanlar da acı çekiyor, empati besleyebiliyor, ölüleri için yas tutuyor ve zor durumda...

Sıkmabaş Bizans modasıydı
Son yıllarda belli çevreye yakın kadınlarda bir simge haline gelip moda olan sıkma baş aslında zamanımızdan 800 küsur...
Faiz 'caiz' oldu
Faizi haram sayan ve karzarar ortaklığı yapısıyla çalışan katılım bankalarının Merkez Bankası'ndan aldığı...

Tanrı'ya nereden gidilir diye sordu domuzcuk
Dine yönelik eleştirilerin Almanya'daki sözcüsü olan Michael Schmidt-Salomon'un ilginç tartışmalara yol açan...
Resmi nikahı imam kıysın
Resmi nikah da kıymak isteyen imamlar medeni kanuna göz dikti. Öneri, Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet...

Agnostik babayı bekleyen zorluklar
Geçenlerde oğlum yanıma geldi ve "baba bizi yukarılardan izleyen bir adam varmış, her şeyi görüp, biliyormuş"...
Sadece üç nesilde evrim
Okyanusta yaşayan bir iskorpit türü, sadece 3 nesil boyunca iklim değişikliklerine uyum sağlamış.

Dini inançla ilgili bilişsel varsayımlar
Dinlerin kökeninde insanın hangi bilişsel işlev ve şemalarının rol oynadığının araştırılması son yıllarda öne çıkan bir...
Çok hücreli yaşam ne zaman başladı?
Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmada bahsedilen fosiller, çok hücreli yaşamın başlangıcını 1.5 milyar yıl daha...

Bakire kafesi
Arap dünyasında insanlar baskı altındadır ve kadınların konumu bana göre hiçbir yerde, İslam dünyasında olduğu kadar...
Bir dinin en büyük sırrı çözülüyor
Kudüs yakınlarındaki bir tünelde yapılan bir kazı sonucunda ortaya çıkarılan yeni bulgular, bilinen en eski İncil...

Video Galeri

Darwin ve Yaşam Ağacı
Darwin ve Yaşam Ağacı
Darwin'i anlatan "The Tree of Life" belgeselinde, Darwin'in...

Richard Dawkins, Harun Yahya'yı değerlendiriyor
Richard Dawkins, Harun Yahya'yı değerlendiriyor
Kendi web sitesinin Türkiye'de yasaklanması üzerine, İngilte'de yapılan bir...

Sivas Katliamı Belgeseli
Sivas Katliamı Belgeseli
Can Dündar tarafından hazırlanan Sivas, Madımak felaketinin belgeseli, O Gün....
Popüler Makaleler

Hawking: Evreni Tanrı yaratmadı
Hawking: Evreni Tanrı yaratmadı
İngiliz evrenbilimci, Profesör Stephen Hawking'e göre 'Evren'in yaradılışına ilişkin...

Bir dinin en büyük sırrı çözülüyor
Bir dinin en büyük sırrı çözülüyor
Kudüs yakınlarındaki bir tünelde yapılan bir kazı sonucunda ortaya çıkarılan yeni bulgular, bilinen en eski...

Klasikleşen Ramazan haberleri
Klasikleşen Ramazan haberleri
Her Ramazan'da olduğu gibi bu sene yine gündeme gelen o mühim konular.

Faiz 'caiz' oldu
Faiz 'caiz' oldu
Faizi haram sayan ve karzarar ortaklığı yapısıyla çalışan katılım bankalarının Merkez Bankası'ndan...
Benzer İçerik

Agnostik Forum
AGNOSTIK.ORG / Uyanmak İsteyenlere Öneriler

Creative Commons License
Agnostisizm - Bilim - Dünyada Din - Türkiye Gündemi - Makaleler - Forum
Üye Girişi - Kayıt Ol - Şifre Hatırlatma - Aktif Başlıklar